dusseldorf airport

Türk dil kurumu tarafından ekonomi kelimesinin eş anlamlısı olarak Arapça kökenli olan iktisat “kasıtlı, bilinçli, ılımlı hareket” kabul edilmiştir. Türkçeye “tutumluluk” olarak geçtiği bilinmektedir. Yunanca kökenli olan ekonomi “ev, çiftlik idaresi” olarak tanımlanmaktadır. Ekonomi, yaşanan olaylara neden, sonuç ilişkisi ile yaklaşır. İnsan davranışlarının neden ve sonuçlarını, sadece ekonomik yönünden inceler. İnsanları kendi çıkarları içinde olan iktisadi bireyler olarak nitelendirir. İstekler sınırsız buna karşılık kaynaklar sınırlı ise ortaya kıtlık sorunu çıkar. Kıt kaynakların ne kadar, nasıl üretileceği yani üretim yönetimi için yolların belirleneceği ve ne şekilde bölüşüleceği ise ekonomi bilimini doğurmuştur. Ekonomi ne demek sorusunun karşılığı kelime anlamıyla böyledir. Zamanla bir bilime dönüşmüştür.

Ünlü Ekonomistlerin Ekonomi Tanımları Nelerdir?

ekonomi nedir, ekonomi ne demek, ekonomi,ekonomist, iktisat, iktisatçı, ekonominin alt dalları
  • Ünlü Alman iktisatçı F.Falke ekonomi tanımını şu şekilde ifade etmiştir. “Bir ülkenin doğal varlığının ve bir toplumun sosyal düzeninin oluşturduğu sınırlar içinde, belirli hayati hedeflere ulaşmak için mevcut kaynakların ölçülü ve özenle kullanılması ve bu konudaki faaliyetlerin planlı bir şekilde yürütülmesidir.”
  • Bir başka ünlü iktisatçı olan Amerikalı Samuelson ekonomi terimini tanımlarken şu ifadeyi kullanmıştır. “Para kullanılarak veya kullanılmayarak, insanlar arasında mübadeleye neden olan faaliyetlerin incelenmesi”
  • Ünlü Fransız iktisatçı H.Turchy İse ekonomi terimini “Toplum halinde yaşayan insanların malları elde etmek için sarf ettikleri faaliyetlerin incelenmesidir.” Olarak açıklamıştır.
  • Ünlü İngiliz iktisatçı aynı zamanda kapitalist iktisatın ilk teorisyeni olan Adam Smith’ e göre; serbestleşme neticesinde ekonomin gelişeceğini ve kendi çıkarlarını düşünen bireylerin topluma da etki edeceğini savunmuştur.
  • Bir diğer bilinen en ünlü ekonomist Karl Marx, zenginliğinin asıl kaynağını oluşturan artı değer olduğunu düşünmektedir.Diğer bir ifade ile, sermaye sahibi için işçiler ortaya çıkarttıkları üretim bedelinin daha altında ücret almalıdır. Sermayedarın aldığı bu farkı, Karl Marx artı değer olarak tanımlamıştır.